Yok, henüz vefat etmedi… Son birkaç aydır bir talihsizliktir
başladı. Bir gün evde yerde yatar bulduk, ayağı halıya takılmış düşmüş, ileri
derece kemik erimesine bağlı olarak zaten zayıf olan bacak kemiği kırılmış,
telefonlara cevap verememiş. Kim bilir kaç saat, kaç gün kaldı öyle bilemedik
bir türlü. İlk müdahalenin ardından; kemikte kocaman bir kırık… ameliyat
gerekli !.
Kalp pili vardı zaten, o nedenle “pilli bebek” deyip
gülümserdik. Ameliyat öncesi bir de baktık ki Aort damarında kocaman bir
anevrizması da var. Biri el bombasının pimini çekmiş anamın göğsüne koymuş ne
zaman patlayacak bilemiyoruz.
Ameliyat’ta kocaman bir kaç vida, uzunca bir çivi koydular
bacağına. “Pilli bebek” oldu mu size “ X-men Wolverine” adayı. Ama daha da
önemlisi ameliyat ile sanki başka şeyler tetiklendi. Geçirilen travmalar ve
anestezi de artırdı belki. Annem kendi dünyasına çekildi, başka bir dünyaya,
ama buralarda değil. İlk başlarda biraz bugünden biraz dünden karıştırıyordu
ama yine de arada bir iletişim kuruyorduk.
Sonra bir sabah yanı başında birileri varken yine düştü bu sefer
el bileği kırıldı alçıya alındı. O alçı var ya o alçı… bir türlü kabullenmedi
neden orada olduğunu. Altı hafta boyunca çıkmaması gerektiğini defalarca
anlattık durduk, en sonunda açılış tarihi yazdık üstüne bak bugün çıkaracağız
diye. Açıldı anın yarım saat sonrasında ise alçının orada olduğunu dahi
hatırlamadı.
Sonra bir sabah erken saatte yanında kalan bayandan bir telefon
değil, annem kalkmaya çalışmış yine. Kabul etmiyordu tek başına yürüyemeyeceğini
ve bir anda eski kırığın içinde bulunan platinin altından tekrar bir kırık. Her
şey başa döndü. Hastane, kalp sorunları, ameliyat, riskler, travmalar… trajik
bir şaka yeni baştan kurgulandı.
Sonuç?
Cerrahi olarak başarılı bir müdahale… ama ben annemi her geçen
saat kaybetmeye devam ediyorum. Her gün gözlerindeki ışık azalıyor. Bir gün
oğlu oluyorum, bir gün 30 sene önce ölmüş ağabeyi, ya da yıllar önce yitip
gitmiş babamın hesabını soruyor bana. Bir türlü anlam veremiyor 72 yaşında ölen
annesinin neden kendinden genç olmasına rağmen öldüğüne, duygulanıyor, ağlıyor,
bize kızıyor neden haber verdik diye. “Benim yaşım 83, annem 72 idi; benim
ölmem lazımdı “ mantığını kurmuş birine nasıl açıklarsınız tüm bunların 36 sene
önce olduğunu.
Her gün ayağım geri geri giderek ziyaret ediyorum,
pansumanlarını, iğneleri yapıyorum.
Ama ben onu böyle hatırlamak istemiyorum ki… onun bu halini
anılarımda tutmak istemiyorum ki..
O huysuz, çok konuşan, konuştukça çam deviren, son sözü hep en
başta söyleyen bir insandı, ama benim annemdi. Öyle cıvıl cıvıl arkadaş canlısı
bir yapısı olmadı hiçbir zaman, tek tük arkadaşı vardı, yoldaşlık eden, onlarda
bir iki yitip gittiler… iyice yalnız kaldı. Hayatı boyunca sıkıntı çekti, kendi
evliliğinden, çocuklarının yürümeyen evliliklerinden. Ama bir şekilde doğru
bildiği şekilde direndi, yaşama tutundu, o kırmızı rujunu sürmeden bir gün bile
çıkmadı ne sokağa ne de benim objektifimin karşısına. İşte bu “dı “ ve “di”
ekleri insanın yüreğini acıtıyor.
Biz çocukları mı? Saymamı isterseniz hepimizin geçerli
mazeretleri var, yoksa da buluruz kendimizi ve sizleri inandıracak. Kendinizi
sorgulayın “büyük mazeretleri” yaratmakta ne kadar hünerli olabileceğinizi
düşünüp öyle yargılayın beni de..
Şimdi, annemi kaybediyorum… gün gün, saat saat… elini,
yanaklarını öpüyorum ama ona ulaşamıyorum
“ Yaşı, zamanı geldi.” diye teselli ederken kendimi 54 yaşında
ve her şeye sil baştan başlama telaşım aklıma geliyor. Yaş nedir ki? Farkında
mıyız? Nedir bunun limiti? Maç mı ki süresi olsun? Peki kim uzatmaları oynuyor?
Kim, nasıl, neden ekstra zaman ekliyor? Ve hepsinden önemlisi ne zaman fark
edeceğiz sadece ama sadece ”bugün’ün” gerçek olduğunu?
Dostlar, anneniz var ise hala hayatta gidin yanına “bilinçli”
olarak birlikte olmanın bilincinde olarak elini öpün, hissedin, hissettirin….
“O” olmasaydı “siz”de olamayacağınızı. Benden size tavsiye… Biliyorum
mazeretleriniz vardır mutlaka, emin olun bende sizden fazla var… ama zamanın
acıması ve telafisi yok.
Haziran
2014

KONU İLE İLGİLİ YORUM VE GÖRÜŞLERİNİZİ BEKLİYORUM ConversionConversion EmoticonEmoticon