“ Ne oldu kıramadın mı şu gaganı ? “ diye soranlar oluyor.
İçten gelen bir yazımı paylaşmıştım sizlerle. Soran sorana,
kimi meraktan, kimi ne sebepten soruyor çözmek bile istemedim.
Merak edenlere söyleyeyim, o gagayı kırmak kolay değil, kafanızı
sıkı vurmak gerek kendi kayalarınıza. Her vuruşta, yaşanmış yıllarınızın
sertleştirdiği gaganızla beraber biriktirdiğiniz birçok şeyi de kırmanız
gerekiyor, ta ki hepsi ama hepsi düşene kadar.
Yeni alışkanlıklar, yeni bir hayat tarzı düşleyerek katlanıyorsunuz
acılara, o eski gaganızla yaşadıklarınızdan ders alarak.
Kırdıktan sonraki yenilenme döneminizde ise, önce yılların
alışkanlıklarına vaz geçmelere göğüs germeniz, gördüklerinize daha doğru anlamlar
katma süreciniz başlıyor.
Şimdilerde ise pençelerimi yerinden söküyorum yeni gagamla, hayata
daha sağlam, daha doğru tutunmak için. Artık yaşayacaklarıma daha sıkı sarılacağım,
daha bir sağlam tutacağım hak edenleri. Yakaladım mı bırakmayacağım sevdalarımı
ve sevgime değer olanları.
Sonra da eskimiş, kartlaşmış tüylerim var yolunması gereken.
Sırtımdan bir türlü atamadığım, yavaşlatan ve hak ettiklerinden fazla anlam
yüklediklerim var, onlar da yolunacak. Hep benden bekleyen “dostluklar” var,
yenilerine ve dürüstlere yer açmak için yolunması gereken. Öyle sevdalarım var
ki, iyi insan olmanın bedeliyle bencilce sömürülen, yolunması gerekiyor üstümden.
Hatalarımdan dolayı kırılmış birkaç tüyüm de kalmıştır şurada burada, sökmem
gerek. Böylelikle benimle uçabilme cesareti ve sabrını gösterenlere yer açıp,
yeni yolculuklarıma kanat açacağım…


KONU İLE İLGİLİ YORUM VE GÖRÜŞLERİNİZİ BEKLİYORUM ConversionConversion EmoticonEmoticon