Uzun bir aradan sonra bir arkadaşım aradı bugün ve “Sefa, ne
yapıyorsun, görünmüyorsun, iyi misin ? ” diye sorma nezaketini gösterdi. Bende
cevap verdim “GAGAMI KIRIYORUM ! diye”.
Anlamadı, anlayamazdı da. Bende en iyisi beni merak edenlere
toptan cevap olsun diye yazayım dedim.
Bu aralar yeni bir iş girişimi içindeyim, yakında
duyarsınız. Bununla ilgili bir eğitim programında anlatmışlardı sanki benim
durumumu.
Kartalları bilirsiniz, muhteşem yaratıklar, ormanlar ve
dağlarda yaşarlar. Kaya girintilerinde, yükseklerde ve ağaçlarda yuva yaparlar.
Yaşamları boyunca eş değiştirmeden aynı yuvada yaşarlar. Yaşam dedikleri de az
bir süre değil 70 yıla kadar yaşayanlar var. Ancak bu yaşa gelinceye kadar
40-50 yaşlarında önemli bir karar vermek zorunda kalırlar. Bu yaşlarda
pençeleri sertleşir, esnekliğini yitirir. Beslenmesi için avlarını kavrayıp
tutamaz. Gagaları uzar, göğsüne doğru kıvrılır, kanat tüyleri yaşlanır,
ağırlaşır sonuçta uçması ve avlanması zorlaşır.
Önünde iki tercih vardır ya ölümü seçecek ya da yeniden
doğuş için zorlu bir süreci göğüsleyecektir. Bu sürece karar verebilen kartal
bir dağın tepesine uçar ve orada bir kaya duvarda, artık uçmasına gerek
kalmayan bir yer bulduktan sonra gagasını sert bir şekilde kayaya vurmaya başlar.
En sonunda kartalın gagası yerinden sökülür ve düşer. Kartal bir süre yeni
gagasının çıkmasını bekler. Yeni gaga ile pençelerini yerinden söker ve
çıkarır. Yeni pençeler çıkınca, kartal bu kez eski kartlaşmış tüylerini yolmaya
başlar. Yaklaşık 5 aylık bir süre sonra kartal kendisine en az bir yirmi yıl
daha yaşam bağışlayan meşhur “Yeniden Doğuş” uçuşuna yapmaya hazırdır.
Şimdi dostlar, ben ne mi yapıyorum ? Tercihimi yaptım,
gagamı kırıyorum. Tek başıma, bir yerlerde yaşamımı, alışkanlıklarımı, anılarımı
gözden geçirerek kırıyorum. Daha pençelerim ve tüylerim var sırada… bir süre
sonra tekrar süzülürken görürseniz beni … yaşadıklarımı ve şu anı anlamanız
için yazayım dedim.


KONU İLE İLGİLİ YORUM VE GÖRÜŞLERİNİZİ BEKLİYORUM ConversionConversion EmoticonEmoticon